Serbest Bölgeler İthalata Yönelik Serbest Olmaktan Çıkıyor
Serbest Bölgeler, ülkelerin siyasi sınırları içinde yer almakla birlikte gümrük bölgelerinin kapsamları dışında konumlandırılmış bulunan özellikli alanlardır. Serbest Bölgelerin kuruluş amaçları, en temel olarak; yabancı sermaye yatırımlarını ülkeye çekmek ve dış ticarette artışın sağlanması, yerli üreticiler için dünya piyasalarındaki fiyattan girdi temin etme imkanı yaratarak uluslararası rekabet güçlerine katkıda bulunulması, ihracata yönelik sanayilerin gelişmesini teşvik etmek ve bu sayede ihracatta artış yaratmak, ülkeye döviz girişi sağlamak, çevre coğrafya için istihdam yaratmak, gelişmiş üretim ve yönetim tekniklerinin Serbest Bölgelere çekilmesi suretiyle know-how elde edilerek ekonomik standartları yükseltmektir. Özetle, Serbest Bölgeler ihracat odaklı yatırımların sayısını artırmak üzere tasarlanmış özellikli alanlar olup temel amaç ülkelerin ihracatlarının arttırılmasıdır.
Ticaret Bakanlığı verilerine göre*, ülkemizde aynı amaçlarla kurulmuş toplam 19 adet Serbest Bölge bulunmaktadır. 2023 verilerine göre, söz konusu Serbest Bölgelerde gerçekleşen ticaret hacminin ilk beş sırasına bakıldığında, en fazla ticaret yapılan ülke grupları sırasıyla Avrupa Birliği (9,18 milyar ABD Doları), Diğer Asya Ülkeleri (3,38 milyar ABD Doları), Diğer Avrupa Ülkeleri (AB Hariç) (2,89 milyar ABD Doları), Kuzey Amerika Ülkeleri (2,4 milyar ABD Doları) ile Yakın ve Orta Doğu Asya Ülkelerinden (2.2 milyar ABD Doları) oluşmaktadır.
Sayılan söz konusu gruplar içerisinde Türkiye yer almamakla birlikte, Serbest Bölgelerde Türkiye ile yapılan ticari faaliyet seviyesi, belirtilen sıralamada 2’nci sıraya karşılık gelecek şekilde 8.93 milyar ABD Doları olarak gerçekleşmiş bulunmaktadır. Bu rakam, Serbest Bölgelerin toplam ticaret hacmi olan 30,87 milyar ABD Doları tutarın yaklaşık %29’una karşılık geliyor. Söz konusu miktarın içerisinde hem Türkiye’den Serbest Bölgelere mal girişi hem de Serbest Bölgelerden Türkiye’ye mal çıkışı yer almakta.
Türkiye’de faaliyet gösteren Serbest Bölgelerle yapılan ticaretin, Serbest Bölgelerin kuruluş amaçlarına uygunluğunu kabaca ele almak adına detay verilere baktığımızda, bahse konu 2023 yılı verilerine göre Türkiye’den Serbest Bölgelere giriş yapan (Türkiye’den ihraç edilen) malların değeri 3,87 milyar ABD Doları iken Serbest Bölgelerden Türkiye’ye girişi yapılan (Türkiye’ye ithal edilen) malların değerinin 5,06 milyar ABD Doları olarak gerçekleşmiş bulunduğu görülmektedir. Dış ticaret dengesi yönünden ele aldığımızda, ihracatı arttırmak amacıyla kurulan Serbest Bölgeler ile yapılan ticarette Türkiye’nin 1,19 milyar ABD Doları değerinde ekside bulunduğu görülmekte olup bu durum serbest bölgelerin sadece ihracat değil ithalat için de üretim merkezleri haline dönüştüklerini nispeten göstermektedir.
Serbest Bölgeleri ithalata yönelik üretim açısından cazip kılan ana faktörler, gümrük bölgelerindeki ticari, finansal ve ekonomik alanlarda uygulanan yasal ve idari düzenlemelerin serbest bölgelerde uygulanmaması ya da kısmi olarak uygulanması yoluyla sağlanan avantajlardır. Söz konusu avantajların başında da, Serbest Bölgede üretim yapan firmalara koşulsuz sağlanmakta olan %100 Kurumlar Vergisi istisnası yer almaktaydı.
Bahse konu avantajlardan Kurumlar Vergisi istinası ile ilgili olarak, Temmuz ayında yayımlanan 7524 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişiklik yapıldı. Bu kapsamda, 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun Geçici 3’üncü maddesinde yapılan değişiklik ile, serbest bölgelerde faaliyet gösteren firmaların gelir veya kurumlar vergisinden müstesna tutulmalarını düzenleyen Geçici 3’üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinin ilk cümlesinde yer alan “imal ettikleri ürünlerin” ibaresi “imal ettikleri ürünlerin yurt dışına” şeklinde değiştirilmiş, böylece istisnanın konusunun kapsamı daraltılmış oldu.
Buna göre; serbest bölgelerde faaliyet gösteren firmaların bu bölgelerde imal ettikleri ürünlerinin yurt dışına satışlarından (ihracattan) elde ettikleri kazançlar ile serbest bölgelerde bakım, onarım, montaj, demontaj, elleçleme, ayrıştırma, ambalajlama, etiketleme, test etme, depolama hizmeti alanlarında faaliyette bulunan ve hizmetin tamamını Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara veren hizmet işletmelerinin, söz konusu hizmetlere konu malların serbest bölgelerden Türkiye’ye herhangi bir şekilde girişi olmaksızın yabancı bir ülkeye gönderilmesi şartıyla bu hizmetlerden elde ettikleri kazançları gelir veya kurumlar vergisinden istisna tutulmaya devam ederken, yurt içine yaptıkları satışlardan elde edilen kazançlar gelir veya kurumlar vergisi istisnası dışında bırakıldı.
Özetle dendi ki; serbest bölgelerde ihracata yönelik satışlar için Kurumlar Vergisi istisnası uygulanacakken Türkiye’ye ithal edilmek üzere üretilen eşya için Kurumlar Vergisi istisnası uygulanmayacaktır, serbest bölgelerin ruhuna uygun biçimde tamamen ihracat odaklı bir üretim yapısı istiyoruz.
Serbest Bölgeler ile olan ticarette, hedeflenenin aksine Türkiye aleyhine dış ticaret açığı oluşmasına yol açan istatistikleri de dikkate alırsak; düzenleme ile, karar alıcılar Serbest Bölgelerin kuruluş amacı çerçevesinde ihracat odaklı olmaları yönünde firmaları zorlamak adına net bir pozisyon almış oldular. Bu durumun, firmaların serbest bölgede mevcut üretimlerini tekrar gözden geçirmelerine neden olacağını değerlendiriyorum.
* https://ticaret.gov.tr/serbest-bolgeler/serbest-bolgeler-istatistikleri
