Rekabet Avantajı Açısından Yerli Üreticiler Korunuyor
Fiyat rekabeti, malda bir farklılık olmamasına rağmen, firmaların aralarındaki rekabet sonucunda fiyatı düşürmeleri olarak tanımlanabilir. Tüketici tercihlerinin temel belirleyici unsurları arasında yer alan firmalar arasındaki fiyat rekabeti, firmaların kârlılıklarını da doğrudan etkilemektedir. Firmaların karlılıklarını etkileyen maliyet unsurlarının, aynı pazarda üretim yapan firmalar açısından çeşit ve miktar açısından görece eşit olduğu değerlendirilebilir. Bununla birlikte, global bazda bakıldığında, farklı coğrafi bölgelerde faaliyet gösteren firmaların değişik açılardan rekabet avantajı kazandıkları açıktır.
Şirketlerin farklı alanlarda rakiplerine karşı üstünlük kurması olarak tanımlanabilen rekabet avantajı; yaratılan ürün ya da hizmet kalitesi, operasyonel süreçler, pazarlama stratejileri, finansal kaynaklar ve diğer rekabet üstünlüğü sağlayan faktörleri kapsar. Ülkeler, alt uygulayıcıları olan kendilerine bağlı firmalar üzerinden, kendilerine has rekabet avantajını kullanarak diğer ülkelere karşı üstünlük kurma eğilimindedirler. Bunu da firmalarına verdikleri çeşitli destek ve sübvansiyonlarla hayata geçirirler.
Söz konusu destek ya da sübvansiyonlardan yararlansın ya da yararlanmasın, firmaların sahip oldukları baskın rekabet avantajı ile farklı hedef ülke pazarlarında satış ve/veya üretim faaliyeti göstermeleri sonucunda, yerli üreticilere karşı daha güçlü konumda rekabet edebilmektedirler. Bu tür rekabet avantajlarının başında düşük maliyetler, dolayısıyla da rekabet stratejisi olarak fiyat rekabeti gelmektedir. Rakiplerine göre baskın rekabet avantajına sahip firmalar pazar paylarını yükseltmeye daha yakındırlar.
Durumu pazardaki yerli üreticiler açısından tersten ele aldığımızda; pazarda rekabet halinde oldukları yabancı menşeli mallarla mücadele yerli üreticiler için her zaman başedilmesi gereken önemli bir sorun olagelmiştir. Özellikle, ucuz işgücü maliyeti ile başlayan rekabet avantajı sürecini global bazda kullanagelen uzak doğu ülkelerinden yapılan ithalatlara karşı yerli üreticiler ciddi manada mücadele vermektedirler.
Devlet, halkının ekonomik menfaatlerini savunmak, üretimi arttırmak, ülke pazarlarını dışa karşı korumak, mevcut istihdamı koruyarak yeni istihdam alanları yaratmak gibi bir çok saik ile yerli üreticisini korumakta, bir başka deyişle yerli üreticisinin arkasında durmakta, mücadelede beraber saf tutmaktadır. Söz konusu koruma işlemleri, Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü bünyesinde organize edilerek hayata geçirilmekte, bu kapsamda ithalatta korunma önlemleri (gümrük vergisinde artış yapılması, ek mali mükellefiyet getirilmesi, miktar/değer kısıtlaması, tarife kontenjanı uygulaması) ve gözetim önlemleri ile birlikte ithalatta haksız rekabetin önlenmesi mevzuatı kapsamında gerçekleştirilmektedir.
Söz konusu önlemlerin hemen hemen tamamında, yabancı menşeli malların ithalatından kaynaklı rekabetten zarar gören yerli üreticilerin başvurusu üzerine süreç başlatılarak ilerlemekte, aynı zamanda Bakanlıkça re’sen, yani kendi kendine, karar alınarak da önlemler hayata geçirilebilmektedir. Yabancı menşeli malların ithalatından zarar gören yerli üreticilerin başvurularını Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğüne, belirlenmiş bulunan usul ve esaslar çerçevesinde yapmaları gerekmektedir.
Başvuru üzerine İthalat Genel Müdürlüğü ön incelemeyi yapmakta, başvuru konusu durumun yerli üreticilerde zarara yol açtığına dair bilgi ve belgelere ulaşması halinde konuyu ilgili Kurul’a aktararak soruşturma açılmasını sağlamaktadır. Soruşturma sonucunda yabancı menşeli malların ithalatından yerli üreticilerin zarar gördüklerinin tespiti halinde uygun görülen korunma önlemleri, gözetim önlemleri ya da ithalatta haksız rekabetin önlenmesi mevzuatı kapsamında mevcut önlemlerden uygun olanı/olanları belirlenerek Resmi Gazete’de yayımlanmakta ve yürürlüğe sokulmaktadır.
Söz konusu başvuru belirli bir sektöre, firma grubuna, firma büyüklüğüne ya da benzeri bir ayrıma tabi değildir. Yabancı menşeli malların ithalatından kaynaklı zarar gören tüm yerli üreticilerin başvurma hakları bulunmaktadır.
