İthalatta İstisnai Kıymet ile Beyan Gerekliliği
Ticaret Bakanlığı Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü tarafından “İstisnai Kıymet-2 Nolu KDV Beyannamesi” konulu bir yazı yayınlandı. Bu yazı ile, ithal edilen eşya ilgili gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten sonra ortaya çıkan her türlü kıymet unsurunun istisnai kıymetle beyan hükümleri çerçevesinde gümrük idaresine beyan edilmesi gerektiği duyuruldu. Durumun dış ticaret firmalarınca net anlaşılması adına konuya açıklık getirmek istedim.
Yürütülen denetimlerde ortaya çıkmaktadır ki, dış ticaret firmaları ithal ettikleri eşyaya ilişkin fiyat farkı, mühendislik bedeli gibi ithal eşyasının gümrük kıymetine dahil edilmesi gereken giderleri Gümrük İdaresine beyan etmek yerine 2 no.lu KDV beyannamesi ile Vergi Dairesine beyan etmekteler. Söz konusu uygulamaya yönelik olarak, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından İnternet Vergi Dairesi web sayfası üzerinden yapılan 09.02.2022 tarihli duyuru ile, “2 no.lu Katma Değer Vergisi Beyannamesine, Vergi Bildirimi - Tam Tevkifat Uygulanan İşlemlere Ait Bildirim - İşlem Türü seçmeli alanına "106-İthal Edilen Malın Bedelinde Sonradan Ortaya Çıkan Ödemeler" eklenmiştir. Ayrıca Ekler bölümünde, İthal Edilen Malın Bedelinde Sonradan Ortaya Çıkan Ödemeler ilgili bilgilerin ayrıntılarına ilişkin "Tam Tevkifat Kapsamında İthalat İşlemlerine İlişkin Bilgiler" tablosu oluşturulmuştur. Söz konusu değişiklikler için beyanname düzenleme programının güncellenmesi gerekmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir. Yeni eklendiği ifade edilen “106” no.lu işlem kodunun açıklamalar bölümüne bakıldığında, beyana konu ödemenin içeriği seçmeli olarak “Kur farkı”, “Fiyat farkı” ve “Diğer” şeklinde sayılmıştır.
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın yazısında belirtilen ve 2 no.lu KDV beyannamesi ile Vergi Dairesine beyana yönlendirilen “İthal Edilen Malın Bedelinde Sonradan Ortaya Çıkan Ödemeler” konusu giderler tam ve direkt olarak ithal eşyasının gümrük kıymetini belirleyen unsurlarda değişiklik anlamına gelebilmektedir. Bu durumda söz konusu giderlerin gümrük kıymetini etkileyen unsurlardan olup olmadığının anlaşılması ve giderlerin gümrük kıymetini etkileyen giderlerden olması durumunda yapılacakların belirlenmesi adına, ithal konusu eşyanın gümrük kıymetinde değişiklik olması halinde yapılacak işlemler ile ilgili mevzuat düzenlemelerinin neler olduğuna bakmakta fayda var.
İthal eşyasının gümrük kıymetinin belirlenmesine yönelik ana düzenleme GATT’ın VII’nci maddesi çerçevesinde düzenlenen Gümrük Kanunu’nun 24 ve devamı hükümleri olup Kanun’un uygulayıcısı olan Ticaret Bakanlığı bu konuda asıl düzenleyici kuruluş olarak karşımıza çıkmakta. Yine Ticaret Bakanlığınca uygulanan ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun uygulama esaslarını belirleyen Gümrük Yönetmeliğinin “İstisnai Kıymetle Beyan” başlıklı 53’üncü maddesinde, ithal edilen eşya ile ilgili gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten sonra ortaya çıkacağı bilinen veya bilinmesi mümkün olmayan, gümrük kıymetine veya KDV matrahına eklenecek bir kıymet unsurunun gümrük idaresine beyan edilmesi hükümleri düzenlenmiş bulunmakta. Bu durumda, “İthal Edilen Malın Bedelinde Sonradan Ortaya Çıkan Ödemeler” olarak tanımlanan ödemelerden ithal eşyasının gümrük kıymetinde değişiklik yapan giderler 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve bu Kanun’un uygulanmasına yönelik Gümrük Yönetmeliği ile açıkça düzenlenmiş ve uygulanır bulunmaktadır.
Sonradan ortaya çıkan gider unsurlarının şirketlerde genellikle sadece muhasebe biriminin bilgisi dahilinde işlem görmekte olduğu da değerlendirildiğinde, iş kolu gereği daha çok Hazine ve Maliye Bakanlığı düzenlemelerini takip eden muhasebe birimlerince giderlerin anılan Duyuru ile ilintili olarak direkt 2 no.lu KDV Beyannamesi ile Vergi Dairesine beyanı işten bile değildir. Ancak söz konusu durum, ithal eşyasının gümrük kıymetinin belirlenmesi ve gümrük kıymeti esaslı alınan Gümrük Vergileri ve cezai düzenlemeler ile birlikte dikkate alındığında, ithalatçı firmalar tarafında ikileme yol açarak yanlış işlem yapma riski oluşturmaktadır.
Ticaret Bakanlığı tarafından konu söz konusu riskler çerçevesinde ele alınarak mükellef firmalar uyarılma yoluna gidilmiş ve ithal edilen malın bedelinde sonradan ortaya çıkan ödemelerin Gümrük İdaresine beyan edilmemesi ve mevcut durumun sonradan yapılan denetimler sonucunda tespit edilmesi halinde Gümrük Kanunu'nun 234’üncü maddesi kapsamında vergi kaybı cezası uygulanmasının, ithal eşyasının gümrük kıymetinin bir unsuru olmasına karşın Gümrük İdaresine beyan edilmeyip Vergi Dairesine beyan edilen ve sadece KDV'ye tabi olan beyanlar için ise Gümrük Kanunu’nun 241’inci maddesi uyarınca usulsüzlük cezası uygulanmasının mümkün olduğu belirtilmiştir.
Sonuç olarak, firmalar tarafından herhangi bir cezai yaptırım ile karşılaşılmaması adına, ithal edilen eşya ile ilgili gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten sonra ortaya çıkan her türlü kıymet unsurunun Gümrük İdaresine “İstisnai Kıymetle Beyan” hükümleri çerçevesinde Gümrük İdaresine beyan edilmesi konusunda ithalatçı firmaların dikkarli olmları, bu konuda muhasebe birimlerini uyarmaları ve söz konusu giderlerin Gümrük İdaresine bildirilmesi konusunda gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi firmalar adına faydalı olacaktır.
