Incoterms® Kurallarını Bilmenin Önemi
Ticaretin doğası icabı mal ile paranın karşılıklı el değiştirmesi esastır. Dış ticarete gelindiğinde, dış ticaret işlemlerinin farklı ülkeler arasında yapılıyor olması nedeniyle bahse konu mal ve para değişimi yurt içine nazaran daha riskli, daha masraflı ve daha fazla paydaşa hitap eder şekilde karşımıza çıkmakta, dolayısıyla da daha fazla dikkat edilir bir durum yaratmaktadır.
Nitekim, dış ticarete konu eşyanın uluslar arası hareketleri göz önüne alındığında; gönderici işlemleri, ihracat prosedürleri, taşıma aşamaları, ithalat prosedürleri, yükleme ve boşaltma işlemleri derken eşya bir çok fiziki operasyona konu olmakta, söz konusu operasyonlar yürütülürken yine bir çok prosedürel gerekliliğin de yerine getirilmesi gerekmektedir. Diğer yandan, gerçekleştirilen tüm bu işlemler için değişik miktarlarda harcamalar yapılmakta, harcama da malum olduğu üzere maliyet anlamına gelmektedir.
Dış ticaretin tarafları açısından durumu ele aldığımızda, satıcı ve alıcıları oluşturan ihracatçı ve ithalatçı taraflar doğaldır ki kendi üzerlerinde en az miktarda işlem ve prosedürel yük kalmasını istemekte, bunun için de gereken gayreti göstermektedirler. Söz konusu gayret içerisinde her iki taraf da bahse konu sorumlulukları karşı tarafa doğru itmekte, nihayetinde de dış ticaret sürecinin içerisinde olan tüm bu işlemler ihracatçı ve ithalatçı taraflar arasında bir noktada paylaşılmaktadır.
Belirtmekte olduğumuz bu paylaşımın sınırlarının belirlenmesinde ana düzenleyici kural seti, uluslar arası teslim şekilleri, yani Incoterms® kurallarıdır. Son versiyon olan Incoterms® 2020 ile, EXW (Ex Works), FCA (Free Carrier), FAS (Free Alongside Ship), FOB (Free on Board), CFR (Cost and Freight), CIF (Carriage Insurance and Freight), CPT (Carriage Paid To), CIP (Carriage and Insurance Paid to), DPU (Delivered at Place Unloaded), DAP (Delivered at Place) ve DDP (Delivered Duty Paid) olmak üzere toplam 11 adet teslim şekli oluşturulmuştur.
Başlıklar halinde baktığımızda, bahse konu Incoterms® kuralları E Grubu, F Grubu, C Grubu ve D Grubu olmak üzere dört ana grupta sınıflandırılmaktadır. Belirtilen gruplama iki ana kıstastan hareketle yapılır. Kıstaslardan ilki, riskin geçişi (yani teslim yeri) nerede olacak, ikincisi ise ana taşıma adı verilen ülkeler arası taşımayı kim üstlenecek (yani kim ödeyecek) sorularıdır. Riskin geçişi nerede olacak kıstası ‘Çıkış’ odaklı E Grubu ve ‘Varış’ odaklı D Grubu teslim şekillerini belirlerken, ana taşımanın kim tarafından üstleneceği hususu da F Grubu ve C Grubu teslim şekillerini belirlemektedir.
Konuyu ihracatçı bakış açısı ile ele alacağız. ‘Çıkış’ odaklı E Grubu içeriği tek teslim şekli olan EXW teslim şekli, ihracatçı tarafından eşyanın kendi deposunda teslimi dışında hiçbir mali ya da prosedürel sorumluluğu içermemesi nedeniyle ihracatçılar açısından en cazip teslim şeklidir. Buna karşın ‘Varış’ odaklı D Grubu teslim şekillerinden en kapsamlısı olan DDP teslim şekli, ihracatçı tarafından ithalatçının deposunda ithalatçıya anahtar teslim teslimatı, yani vergiler dahil tüm mali yükler ile prosedürlerin tamamlanmasını içerdiğinden ithalatçı açısından tercih edilen teslim şeklidir.
EXW teslim şeklinin bir ileri aşaması olan F Grubu teslim şekilleri, eşyanın ihracatçının ülkesinde teslimini öngörürken dahili nakliye ve gümrük prosedürlerini maliyetleri ile birlikte ihracatçının sorumluluğuna bırakmakta, ancak ihracatçı üzerine ana taşıma bedelini yüklememektedirler. C Grubu teslim şekilleri ise ihracatçının üzerindeki sorumluluğu F Grubuna göre bir kademe daha arttırarak, eşyanın yine ihracatçının ülkesinde teslimini öngörmekle birlikte bu defa ana taşıma bedeli maliyetini de ihracatçının üzerinde bırakmaktadırlar. Ana taşıma bedelinin kimin tarafından ödeneceği her iki alternatifte de (F Grubu ve C Grubu) belli olduğuna göre bir sonraki aşamanın kıstası tekrar riskin geçişine, yani teslim yerine bakmak olacaktır. Buna göre, C Grubu teslim şekillerinin bir sonraki aşaması D Grubu teslim şekilleri kapsamında ‘Varış’ odaklı olmakta, eşyanın teslim yeri artık varış ülkesi olarak karşımıza çıkmaktadır. D Grubu teslim şekillerinde de öncelikle belirleyici eşyanın boşaltmasının ihracatçı tarafından karşılanıp karşılanmayacağı olmakta, en son aşamada ise belirtildiği üzere DDP teslim şekli yer almaktadır.
Görüleceği üzere teslim şekilleri, EXW ve DDP arasında kademeli olarak teslim yeri (riskin geçiş yeri) ile mali ve prosedürel sorumlulukları ihracatçı ile ithalatçı arasında dağıtmakta, söz konusu yükler teslim şekline bağlı olarak ihracatçı ile ithalatçı arasında buna göre paylaşılmaktadır. Dış ticaretin taraflarının (ihracatçı ya da ithalatçı) uluslar arası teslim şekilleri konusunda farkındalıklarının olmasının, dış ticaret işleminde gereksiz yüklerden kaçınılması adına büyük faydaları bulunmaktadır. Bu anlamda, Incoterms® kurallarının yönetimi, dış ticarette maliyet yönetiminin önemli unsurlarından birini oluşturmaktadır.
