Döviz Kuru Riski Üzerine
Döviz kavramı, resmi olarak ‘yabancı parayla ödemeyi sağlayan her nevi hesap, belge ve araç’ şeklinde tanımlanmakta, bu kapsamda, bütün yabancı paralar ile, yabancı ülkelerde geçerli bulunan çek, poliçe, hazine bonosu, hisse senedi ve tahvil gibi her türlü ödeme aracını içermektedir. Döviz kuru ise; iki milli para arasında mevcut olan değişim oranı, bir başka ifade ile, bir ulusal paranın başka bir ulusal para cinsinden fiyatıdır.
Döviz kurlarında ortaya çıkan beklenmeyen dalgalanmalar firmaların mali yapıları üzerinde olumsuz etkiler oluşturmakta olup bu duruma ‘döviz kuru riski’ (foreign exchange risk) adı verilmektedir. Döviz kuru riski, döviz kurunda oluşan değişim sonucu ortaya çıkabilecek olası kâr ve zararları içermektedir. Dış ticaret yapmakta olan firmalar büyük ölçüde yabancı para cinsleri üzerinden işlem yaptıkları için doğrudan döviz kuru riski taşımaktadırlar. Bununla birlikte, dış ticaret yapmamakla birlikte tüm faaliyetleri iç piyasaya yönelik olsa dahi, dolaylı olarak ithal girdi kullanan ya da ithal malların rekabeti ile karşı karşıya bulunan firmalar da kur riskine maruz kalmaktadırlar.
Döviz kurlarında ortaya çıkan söz konusu dalgalanmalar firmalar üzerinde üç tür risk yaratmaktadır. Bu riskler; işlem riski (transaction exposure), muhasebe riski (accounting exposure) ve ekonomik risk (economic exposure) olarak adlandırılmaktadır.
İşlem riski (transaction exposure); yabancı para cinsi üzerinden yapılan uluslar arası işlemlerin cari nakit akışlarının, döviz kurundaki öngörülemeyen dalgalanmalardan etkilenmesi olarak tanımlanabilir. Yapılmış bulunan sözleşmeler ile ilgili olarak meydana gelmesi nedeniyle işlem riskine, ‘sözleşme riski’ (contractual exposure) adı da verilmektedir. Dış ticaret işlemleri açısından bakıldığında, ithal ettiği ürünün bedeli için belirli bir vade sonunda döviz karşılığı ödeme yapacak olan firmalar, cari ödeme gününde satış anlaşmasının yapıldığı tarihteki döviz kuruna göre ortaya çıkan değişiklikler neticesinde işlem riski ile karşı karşıya kalabilmektedirler. Bu durum (döviz kurunda artış bulunması halinde), firmaların ulusal para cinsi üzerinden daha fazla tutarda ödeme yapmak zorunda kalması anlamına gelmektedir.
Muhasebe riski (accounting exposure) [diğer bir ifade ile dönüştürme riski (translation exposure)]; döviz cinsi üzerinden belirlenmiş aktif ya da pasiflerin muhasebe kayıtlarının yapılabilmesi için ulusal para birimine çevrilmesi (dönüştürülmesi) sonucunda ortaya çıkmaktadır. Muhasebe riski, ulusal para biriminin değerinde meydana gelen değişimler sonucunda, yabancı para cinsinden elde olunan varlıkların ve borçların işletmenin defter değerlerinde ortaya çıkan değişim olarak ifade edilebilmektedir. Stoklara giren ithal ürünlerin ya da üretim girdilerinin ithalat aşamasındaki döviz kuru üzerinden ulusal para cinsine dönüştürülerek muhasebeleştirilmesi sonucunda, ilerideki bir tarihte belirlenecek değer için aynı eşyanın defter değerinin, cari döviz kuruna göre ulusal para cinsinden değerinden daha düşük kalması gibi muhasebe riskleri ile karşılaşılmaktadır.
Ekonomik risk (economic exposure) ise; döviz kurlarında öngörülemeyen dalgalanmaların, işletmenin gelecekte gerçekleştireceği nakit akımları ile firma değeri üzerinde doğuracağı etkileri ifade etmektedir. Ekonomik riske, ‘işletme riski’ (operating exposure) adı da verilmektedir. Bir işletmenin değeri, gelecek dönemlerde beklenen nakit akımlarının (hareketlerinin) bugünkü değeri ile ölçülebilmektedir. Döviz kurunda ortaya çıkan dalgalanmalar, bahse konu nakit akımlarının bugünkü reel değerini değiştirmekte, böylece işletmenin değerini de etkilemektedir. Örneğin, bir ihracat işleminde anlaşmanın yapıldığı sırada, ihracat aşamasında yabancı para cinsi üzerinden fatura edilecek satış işleminin ulusal para cinsi üzerinden ne tutarda olacağı bilinememektedir. Ya da buna paralel şekilde, ithalat işleminde anlaşmanın yapıldığı sırada, ithalat işlemleri aşamasında yabancı para cinsi üzerinden ödenecek fatura bedelinin ulusal para cinsi üzerinden ne tutarda olacağı da bilinememektedir. Her iki durumda da gelecekte net olarak öngörülemeyen nakit akımları ortaya çıkmaktadır. Döviz dalgalanmalarının keskin olduğu ya da döviz kurlarında öngörülemeyen önemli artışların bulunduğu yapılarda, belirtilen nakit akımlarının etkisi büyük olmakta, bu durum da ekonomik riski arttırmaktadır. Bununla birlikte, rekabetçi sistem ya da üretim girdilerinin dövize endeksli olduğu durumlarda, doğrudan dış ticaret yapmayan yurt içinde faaliyet gösteren firmaların, doğrudan dış ticaret yapmasalar ve dolayısıyla işlem riskleri olmasa da ekonomik riskleri bulunmaktadır.
Ekonomimizin içinde bulunduğu şartlar dikkate alındığında, döviz kurlarındaki hareketliliğin bir süre daha devam edeceğini beklemek yanlış olmayacaktır. Bu durum karşısında, risk yönetiminin ilk aşaması olan karşılaşılabilecek riskleri tanımlamanın, dış ticaretçiler olarak dalgalı denizde ilerleyebilmek adına önemli bir adım olduğunu düşünüyorum.
