+90 532 06 07 637

Türkçe



Bir Kuzudan Kaç Post Çıkar

Bir Kuzudan Kaç Post Çıkar

Bir Kuzudan Kaç Post Çıkar

Menşe bazlı olanlar öncelikli olmak üzere, dış ticaret işlemlerine yön veren mevzuatın oldukça karmaşık ve hatta içinden çıkmasının zor bir hal aldığı bu günlerde yeni ve tartışmalı uygulamalar ile karşılaşılabilmekte. Bu kapsamda, hem bu yeni uygulamalara değinmek hem de bu uygulamaların kaynağı unsurları ele almak istedim.

Son dönemde dış ticaret erbabı olarak tanımlayabileceğimiz ihracatçı ve ithalatçılar ile birlikte, bu kişiler adına gümrük işlemlerini gerçekleştiren gümrük müşavirleri yaptıkları aynı hatadan kaynaklı birden fazla kez cezai işlemle karşılaşabilmekteler. Daha net bir ifade ile, gümrük idarelerince aynı tek bir işlem için aynı ceza iki ve hatta üç tarafa yönelik uygulanabilmekte. Daha önce pek rastlanılmayan söz konusu uygulamalara genel çerçevede bir göz atalım.

Bahsettiğim dış ticaret erbabının iyi bildiği bir konu, gümrük işlemlerinde hata yapılırsa mutlak surette cezai işlem ile karşılaşılacağıdır. Örneğin; ihracat faturasında hata yapıldı ve ihracat beyannamesi iptal edilecek ise Gümrük Kanunu’nun 241/1 maddesi kapsamı usulsüzlük cezası uygulanmadan işlemler gerçekleştirilmez. Veya serbest dolaşıma girişte gümrük kıymetine giren hususlarda hatalı işlem yapıldı ve vergi kaybına neden olundu ise Gümrük Kanunu’nun 234’üncü maddesi uyarınca cezai işlem uygulanır. Gümrük beyannamesinin yazımında hatalı kayıt yapıldı ve düzeltme yapılması gerekiyor ise yine Gümrük Kanunu’nun 241/1 maddesi kapsamı usulsüzlük cezası uygulanmadan beyannamede düzeltme yapılamaz. Bugüne kadar gelen uygulamada, genel olarak bir hatalı işlem için bir adet cezai işlem uygulanmakta idi. Bu durumda bir kuzudan bir post çıktığı söylenebilir.

İstisnai olarak ise, hatalı işlemin özelliğine göre gümrük idarelerince 5326 sayılı Kabahatler Kanununa dayanılarak tek bir fiil için Gümrük Kanunu kapsamı aynı cezanın iki ayrı tarafa uygulandığı, yani çifte ceza uygulandığı gözlemlenmektedir. En fazla çifte cezai işlem uygulamasına dayanak olan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Organ veya temsilcinin davranışından dolayı sorumluluk” başlıklı 8’inci maddesini ele aldığımızda; ‘organ’ veya ‘temsilcilik’ görevi yapan ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte, tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen kişinin bu görevi kapsamında işlemiş bulunduğu kabahatten dolayı tüzel kişi hakkında “da” idari yaptırım uygulanabileceğinin belirtildiği görülmektedir. Bu duruma örnek, sıkça rastlanan bir durum olan yetkisiz temsil halidir. Gümrük mevzuatına göre gümrükte işlemler doğrudan (firma sahibi ya da personeli) ya da dolaylı (gümrük müşaviri) temsil yoluyla gerçekleştirilebilir ve bu kişilerin belli şartları taşımaları gerekir. Yeterli şartları taşımayan, dolayısıyla yetkisiz çalışanlar tarafından gümrük idarelerinde yürütülen işlemlerde, gümrük idarelerince anılan Kanun maddesine dayanılarak hem söz konusu yetkisiz temsil işlemini gerçekleştiren kişi hakkında hem de bu kişinin bağlı bulunduğu şirket hakkında cezai işlem uygulayabilmektedirler. Sıklıkla rastlanan bir başka örnek ise dolaylı temsil yoluyla gümrük müşaviri tarafından takip edilen işlemlerde ortaya çıkmaktadır. Aynı fiil kapsamı işlem için anılan Kanun maddesine dayanılarak, hem adına işlem yapılan dış ticaret erbabı hem de temsilci sıfatıyla bu kişinin işlemlerini takip eden gümrük müşavirliği firması hakkında ayrı ayrı cezai işlem uygulanmaktadır. Bu durumda aynı kuzudan iki post çıktığı ifade edilebilmektedir.

Belirtildiği üzere, son dönemde bu durumun da ötesine geçen uygulamalar ile karşılaşılabilmekte. Söz konusu uygulamaların kaynağını yine 5326 sayılı Kabahatler Kanunu oluşturmakta, ancak bu defa Kabahatler Kanunu’nun “İştirak” başlıklı 14’üncü maddesi ‘de’ uygulama konusu olmakta. Belirtilen Kanun maddesine göre, kabahatin işlenişine birden fazla kişinin iştirak etmesi halinde bu kişilerin her biri hakkında, fail olarak idari para cezası verilmelidir. Diğer bir deyişle, cezaya konu kabahatin en az iki kişi tarafından beraberce gerçekleştirilmiş olması durumunda bu kişilerin her birisi için ayrı ayrı cezai işlem uygulanmaktadır. Son dönemde uygulanan cezai işlemlere bakıldığında aynı fiil kapsamı işlem için anılan Kanun maddelerine dayanılarak, hem adına işlem yapılan işin sahibi dış ticaret erbabı hem “Organ veya temsilcinin davranışından dolayı sorumluluk” başlığı hükümleri gereği temsilci sıfatıyla bu kişinin işlemlerini takip eden gümrük müşavirliği firması hem de “İştirak” başlığı hükümleri gereği işlemi birebir yapan ‘gümrük müşaviri’ hakkında ayrı ayrı cezai işlem uygulanmaya başlandığı görülmekte. Gümrük müşavirinin iştirak içerisinde yer almasına ilişkin bağlantı; Gümrük Kanunu’nun 181’inci maddesi uyarınca gümrük müşavirinin beyana konu verilerin yanlış olduğunu bildiği veya bilmesi gereken kişi olduğu değerlendirmesine dayanmaktadır. Görüleceği üzere burada da aynı fiil kapsamı işlem için aynı cezai işlem üç farklı tarafa yönelik ayrı ayrı uygulanmakta, dolayısıyla da aynı kuzudan üç post çıktığı söylenebilmektedir.

Yukarıda belirttiğim üzere dış ticaret üzerindeki cezai işlem yükünün halihazırda oldukça ağır olduğu ifade edilebilir. Belirtilen uygulamalar ile söz konusu ağır cezalar dış ticaret işlemlerinin taraflarına yayılarak dış ticaret üzerindeki cezai işlem yükü bir yandan artarken bir yandan da dış ticaretin paydaşlarına dağılmakta. Dolayısıyla vakit çok dikkatli olma ve hataya sebebiyet vermeme vakti.